Hoteleman.com

Kamu Memur İşçi Alımları | En son haberleri takip edin

Memur ödemesinde esas alınan aylıkla, kesintide esas alınan aylık niçin farklı?

Ahmet ÜNLÜ’nün bugünkü köşe yazısı şöyle;

Memur ödemesinde esas alınan aylıkla, kesintide esas alınan aylık niçin
farklı?

Memurlara yapılan ödemeye zaman zaman aylık, zaman da maaş kavramının kullanıldığını
görürüz. Memura ödeme yapılırken uygulanan aylık kavramıyla ceza verirken uygulanan
aylık kavramı verilen görüşlerle birbirinden farklılaşmaktadır ve uygulama birliği
henüz sağlanamamıştır. Bu nedenledir ki uygulamada kullanılan aylık kavramı
kadar muğlak olan başka bir kavram yoktur. İsterseniz öncelikle aylık kavramını
izah edelim.

Aylık kavramı nedir?

Aylık kavramından bahsedildiğinde ilgili personelin gösterge ve ek göstergesinin
toplamının memur maaş katsayısı ile çarpımından oluşan tutar anlaşılmalıdır.
Nitekim en yüksek devlet memuru aylığı denilince de “Cumhurbaşkanlığı İdari
İşler Başkanı”nın gösterge ve ek göstergesinin toplamı olan 1500+8000 = 9500
rakamı esas alınmaktadır. Buna göre en yüksek devlet memuru aylığı 9500*0,154461=
1.467,37 TL anlaşılmakta ve uygulama da bu yönde yapılmaktadır.

Aylık kavramının memurlara ödenen zam, tazminat ve diğer ödemeleri kapsamadığı
bilindiği için yapılan bazı kanuni düzenlemelerde 657 sayılı Kanun’da geçen
aylık kavramının yanında diğer her türlü ödemeler veya zam ve tazminatlar gibi
kavramlara yer verildiği görülmektedir. Yani aylık kavramının içerisine gösterge
ve ek göstergenin dışındaki ödemeler girmemektedir.

Maaş ise memurlara yapılan bütün ödemeleri içine alan bir kavramdır.

Aylık kavramı memurun lehine veya aleyhine uygulanırken değişmektedir

Memura yapılan ödemelerde aylık kavramının içerisine gösterge ve ek göstergesi
dikkate alınırken aleyhine olan durumlarda ise memura yapılan bütün ödemelerin
esas alınması benimsenmektedir. Bu durumu örnekle açıklamak gerekirse; Vekalet
aylığı ödemesinde gösterge ve ek gösterge esas alınmaktadır. Yine vekaleten
yapılan görevlerde duruma göre zam ve tazminat farkları ayrıca ödenmektedir.

Yine 657 sayılı Kanun’un 121. maddesinde yer alan; “Üstün başarı belgesi verilenlere,
merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler tarafından uygun görülmesi
halinde en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’üne kadar
ödül verilebilir” ifadesindeki aylık kavramına gösterge ve ek gösterge ilave
edilerek hesaplama yapılmaktadır. Dolayısıyla hiç kimse burada yer alan ifadeden
en yüksek Devlet memuruna yapılan bütün ödemeleri anlamamaktadır.

Konuyu uzatmamak için daha fazla örneğe yer vermeye gerek olmadığını düşünüyoruz.

Memurun aleyhine olan aylıktan kesme cezasında ise aylık kavramına memura ödenen
bütün unsurların yani taban aylık, kıdem aylık, zamlar ve tazminatların ya da
ücret ve tazminatların dahil edildiğini görüyoruz. Halbuki kanunda geçen ifade
aynen şudur: “Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti
yapılmasıdır.” Eğer kanun koyucu bütün ödemelerin aylık kavramına dahil olmasını
isteseydi metni ona göre yazardı.

Memurun cezalandırıldığı durumlarda aylık kavramına böyle bir gizem oluşturulmasını
anlamak mümkün değildir. Çünkü, hem ödül maddesinde hem de ceza maddesinde yer
alan aylık kavramı aynıdır. Sorunun kaynağında ise tartışmalı konuların mevzuat
düzenlemesi yerine görüşlerle çözülmeye çalışılması yatmaktadır. Halbuki memurun
cezalandırılmasında daha müşfik ödüllendirilmesinde ise daha cömert bir yol
seçilmesi gerekirdi. Maalesef uygulama tam tersi yönde işletilmektedir.

Devlet Personel Başkanlığı “aylık” kavramını nasıl tanımlıyor?

(Mülga) Devlet Personel Başkanlığı’nın 14.06.2013 tarihli ve 9600 sayılı görüşünde
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye tabi memur ve sözleşmeli personel hakkında
yapılan disiplin soruşturmaları sonucu verilen aylıktan kesme cezasına konu
olan aylığın nelerden oluştuğu sorusuna verilen cevaplarda şu ifadelere yer
verilmiştir; Diplin soruşturmaları sonucu verilen aylıktan kesme cezasına esas
olan tutarın, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki I sayılı cetvele tabi
devlet memurları için gösterge ve ek gösterge rakamı toplamının bütçe kanunlarıyla
tespit edilen katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak brüt tutardan, II sayılı
cetvele tabi sözleşmeli personel içinse brüt sözleşme ücretinden oluşması gerekmekte
olup, bu miktar üzerinden disiplin cezasında öngörülen oranda kesinti yapılması
gerektiği belirtilmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı “aylık” kavramını nasıl tanımlıyor?

Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 20.03.2017 tarihli
ve 2761 sayılı görüşünde brüt aylık daha geniş olarak yorumlanmıştır. Bu görüşte;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesi gereği disiplin soruşturmaları
sonucunda memurlara verilen aylıktan kesme cezası uyarınca yapılacak olan kesintinin
hesabında, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, varsa yabancı dil tazminatı,
makam, temsil ve görev tazminatları, diğer zam ve tazminatlar ile 375 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 9’uncu maddesinde öngörülen ek ödemenin aylık
ile birlikte dikkate alınması; anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 9’uncu
maddesine göre ücret ve tazminat ödemesinden yararlanan personel bakımından
da aylıktan kesme cezası uyarınca yapılacak olan kesintinin söz konusu ödemeler
üzerinden yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

Uygulama nasıl olmalıdır?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 43’üncü maddesinin değişik (B) bendinde;
“Bu kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları, hizmet
sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna
ekli (I) ve (II) sayılı cetvelde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi
suretiyle hesaplanır” hükmü yer almaktadır.

Danıştay Beşinci Dairesi’nin E:1987/ 2391, K: 1989/338 sayılı kararında ise
aylık ücret kavramının, gösterge (ek gösterge dahil) rakamlarının genel bütçe
kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak
miktarı ifade ettiği belirtilmektedir.

Dolayısıyla yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca; Aylıktan kesme cezasına
devlet memurunun gösterge ve ek göstergesinin aylık katsayı ile çarpımı sonucu
bulunacak brüt tutardan disiplin cezasında öngörülen oranda kesinti yapılmasıdır.

Diğer yandan, Açıklamalı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu kitabında (N. Kardoğan,
S. Kahramanoğlu, M. Ünver, s. 240) brüt aylık kavramından aylık gösterge ve
ek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımından
oluşan tutarın anlaşılması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla uygulamanın
yeniden gözden geçirilmesinin yararlı olacağını düşünüyoruz. Aksi takdirde ödülde
farklı, cezada farklı bir uygulama gibi garip bir durum ortaya çıkar.

Ayrıca, 666 sayılı KHK ile getirilen düzenleme sonrasında ödemelerin farklı
unsurlar üzerinden yapılması ise konuyu daha farklı bir boyuta taşımıştır.

Görüleceği üzere, aylık kavramı oldukça farklı anlaşılmaya müsaittir. Nitekim,
aylık kavramını DPB ile Hazine ve Maliye Bakanlığı farklı farklı anlamışlardır.
Bu konunun çözümü içinse tartışmalı konuların görüşlerle çözülmeye çalışılmasından
vazgeçilerek torba kanunlardan birisinde küçük bir düzenleme ile sorunu kökten
çözmek gerekmektedir. Sizce de 657 sayılı Kanun’u düzeltmeye bir yerlerden başlama
zamanı gelmedi mi?

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.