Hoteleman.com

Kamu Memur İşçi Alımları | En son haberleri takip edin

‘Projeye başladık, bir yılda yepyeni bir Dereli kuracağız’

Geçtiğimiz Pazar gecesi Giresun’un Dereli ilçesinde korkunç bir sel felaketi yaşandı. Bu doğal afette 9 kişi yaşamını yitirirken 6 kişiye hala ulaşılamadı. Elazığ ve Malatya’da depremlerinde olduğu gibi Giresun’daki bu doğal afette de devlet ilk andan itibaren iyi bir sınav verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla bölgeye giden bakanlar günlerce kurtarma ve yardım çalışmalarını öncülük etti. Bu bakanlardan biri de Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum. Bakan Murat Kurum ile birlikte afet bölgesini inceledik ve yapılan çalışmaları kendisinden dinleme imkanı bulduk.

DERELİ’DE YÜZLER GÜLMEYE BAŞLADI

-Dereli’yi ilk geldiğinizde gördüğünüz manzara size ne düşündürdü?

Çok vahim bir tablo ile karşılaştık. Felaketin bir deprem kadar etkisi vardı. Bütün binalar birinci katına kadar balçık, kum ve çakıl doluydu. Arazi zor ve engebeliydi. Felaketin boyutunun çok büyük olmasına rağmen can kaybının sınırlı olmasına sevindik. Herkes ” Bu Dereli bir daha ayağa kalkar mı” diyordu. Gerçekten öyle bir tablo vardı. Ama aradan bir hafta geçti. Şimdi Dereli’de neredeyse herkesin yüzü gülüyor. Bugün ulaşamadığımız hiçbir yer kalmadı. 400’den fazla makine çalışıyor. Acil bütün ihtiyaçlar giderildi. Kalıcı çözümlere başladık. Onlarda yakında biter ve eskisinden daha güzel bir Dereli’yi en yakın zamanda görürüz.

-Giresun Dereli ilçesinde korkunç bir sel felaketi yaşandı. Bunun sebebi konusunda bir araştırma yapma imkanınız oldu mu?

Bu doğal afeti sadece dere yatağında uzun yıllardan bu yana süregelen yapılaşmaya bağlamak yanlış olur. Ama elbette dere yatağındaki yapılaşmanın bu doğal afetin sonuçları açısından insanlara etkisi olmuştur. Burada arazinin yapısı da çok önemli. Çok dik ve çok yağış alan bir arazi. Fındık ve Mısır ekimi yapılıyor. Bunlar kökü olan bitkiler değil. Köklü ağaç olmadığı için heyelanı engelleyemiyorsunuz.

BİR YILLIK YAĞIŞ BİR GÜNDE YAĞDI

-O gün bu bölge ne kadar yağış aldı?

Bakın o gün metrekareye 170-180 kg yağmur yağdı. Dereli ilçesi bir gecede bir yıllık yağış aldı. Belki ölçülemedi ama bazı ilçelerde 240 kg yağışla karşılaştık. En şiddetli yağışın beş katı anlamına geliyor bu. Burada yaşayan ileri yaştaki vatandaşlarımız da “daha önce böyle bir yağış görmedik” diyorlar.

-Bu tür doğal afetlerde HES’ler sorumlu tutulur. Böyle bir etki olduğunu düşünüyor musunuz?

Aksine, Doğankent’teki o baraj olmasaydı bütün Doğankent sular altında kalırdı. HES’ten kaynaklı olduğunu söylemek çok yanlış olur. Sonuçta o baraj Doğankent’i kurtardı.

-Devlet bu tür afetlerde daha hızlı hareket ediyor ve yaralar hızlı sarılabiliyor. Bu değişimi nasıl sağladınız?

Cumhurbaşkanı’mız bu tür kriz anlarında bakan arkadaşlarımızı ve bizi görevlendiriyor. Biz de bakanlıklar olarak üstümüze düşeni yapıyoruz. Yapılması gerekeni gidip yerinde görüyoruz. Elazığ’da, Malatya’da, Giresun’da bunu yaşadık. Gözünüzle gördüğünüzde, yerinde müdahale ettiğinizde ve bakanlıklar olarak birlikte karar aldığınızda yaralar da hızla sarılabiliyor.

HER GÜN 16 KM YÜRÜYORUZ

-Eskiden bakanlar ziyaret eder ‘geçmiş olsun’ der ve bölgeden ayrılırdı. Bakanların haftalarca bölgede çalışmalara öncülük yapması yeni bir anlayış mı?

Son dönemde yapılan değişiklikler bakanlıkların koordinasyonunu hızlandırdı. Bize özgü bir durum değil bu. İşimizi takip etmemiz gerekiyor. Biz her afette vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Burada gördünüz, devletimizin tüm imkanlarını gerçek anlamda seferber ediyoruz. Günde 16 kilometre yürüyoruz. 5 bakan 5 köyü ziyaret etse 25 köy yapıyor. Kısa sürede halka dokunabiliyor, sorunlarını dinliyor ve çözüm bulabiliyorsunuz.

-Elazığ’da, Malatya’da, Giresun’daki afetlerde bakanlarımızı her gün gördük. Haftalarca farklı farklı afet bölgesinde kalmak nasıl bir duygu?

Zamanla bölge insanlarını benimsiyorsunuz. İnsanlar size aşina geliyor. O bölge insanı gibi oluyorsunuz? Elazığlı, Malatyalı, Derelili, Doğankent’li olduk. Türkiye’de bize neresinin ihtiyacı olursa oralı olacağız. Her bakanımız muhakkak böyle düşünüyordur. Böyle düşünmezseniz bu işler yapılamaz zaten.

BURADA YÜZLERCE ÇOCUĞUMUZ VAR

-Çocuklarınız haftalarca babalarından ayrı kalmaktan şikayetçi mi?

Elbette çocuklarımız özlüyor, biz de özlüyoruz. Telefonla görüşüyoruz. Muhakkak bizim eksikliğimizi hissediyorlardır. Ama burada birçok çocuğumuz var. Annemiz, babamız, teyzemiz var. Onların da bize ihtiyacı var.

VATANDAŞ DEVLETİNE GÜVENİYOR

-Devlet en zor zamanında vatandaşının yanında. Vatandaşla iletişime geçtiğinizde nasıl tepkilerle karşılaşıyorsunuz?

Halk şunu söylüyor: “Siz bizim yanımızdasınız, bizim yanımıza geldiniz, gerisi çok önemli değil, her şeyin telafisi var” diyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mız her kriz anında, doğal afette talimatlarını veriyor. Vatandaşımız bunu görüyor ve “Cumhurbaşkanı bakanlarını buraya yolladıysa sorunlarımız çözülür” diyor. Afetin ilk anından itibaren gelen yardımları görüyor, iş makinalarının çalışmalarına şahit oluyor. 80 yaşındaki amca birçok sel felaketi yaşamış ve “Geçmişte devlet bize günlerce ulaşamamıştı” diyor.

JANDARMA, POLİS VE BAKANLIĞIMIZ VATANDAŞI HİÇ YALNIZ BIRAKMADI

-Buraya gelip görmeseydim jandarma, polis ve bir kamu görevlisinin vatandaşın yaralarını sarmak için nasıl canla başla çalıştıklarına inanmak zor olurdu. Bunu birlikteliği nasıl sağladınız?

Aslında bu zor günler milletimizin nasıl asil olduğunu ortaya koyuyor. Sadece kamu görevlilerimiz değil vatandaşlarımız da aynı duygularla birbirine yardım etti. Bizi biz yapan bu değerlerimiz çok şükür kaybolmadı. Jandarmamızla, polisimizle, bakanlık görevlilerimizle vatandaşımızı hiç yanlız bırakmadık. Bunlar zorla yapılacak işler değil. Toplumsal bir ruh bu. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili tüm bakanlarımız süreci takip ederse sizinle çalışan insanlar da buna ayak uyduruyor. İlgili genel müdürler hala su tahliyesinin başında çalışıyor. Bu iş bitene kadar gelmeyecekler. Uykusuz kalacağız, saatlerce yürüyeceğiz ama bu süreçten vatandaşımızı en az mağduriyetle çıkaracağız.

-Bölgede dere yatağına yapılmış çok fazla sorunlu konut var. Bunlarla ilgili nasıl bir yöntem izleyeceksiniz?

Dere güzergahı üzerinde yapılmış binalar tespit edildi. Onları üzmeden daha güvenli alanlara taşıyacak süreci başlattık. Onlar için güzel konutlar yapıyoruz. İnsanların devletten bir mağduriyet gelmeyeceğini noktasında tereddütü yok. Evin taşınmasından kira yardımına kadar kimseyi mağdur etmiyoruz.

BİR YILDA YENİ BİR DERELİ KURACAĞIZ

-Dereli ilçesi çok şirin bir ilçe. Bu ilçe yeniden ayağa kaldırılıyor. Ve yepyeni bir ilçe kuruluyor. Bununla ilgili yapılan animasyonları gördüm. Bu çalışma ne zaman sonuçlanacak?

Yeni Dereli’de vatandaşımızın hayatını riske atacak herhangi bir yapılaşma olmayacak. Tehdit altındaki yapıları kaldırmaya devam ediyoruz. Artık benzer bir sel felaketinde Dereli’ye inşallah bir şey olmaz. En geç bir yıl içerisinde yeni bir Dereli’yi hayata geçireceğiz.

MUHALEFET FEDAKAR GÖREVLİLERE HAKSIZLIK EDİYOR?

-Siz burada bunlarla uğraşırken CHP’li Engin Özkoç başta olmak üzere muhalif çevrelerden sert eleştiriler geldi. Bu eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Biz burada bir görüntü yapmıyoruz. Bir haftadır Dereli’de vatandaşlarımızla birlikte yaşıyoruz. Sevinçlerine de üzüntülerine de şahit oluyoruz. Gitmediğimiz görmediğimiz bina, sokak kalmadı. İnanın yaşadığımız yoğunluktan dolayı, CHP’li Engin Özkoç’un ve bazı muhalefet çevrelerinin öyle bir açıklaması olduğunu da çok sonra öğrendim. Böyle bir algı oluşturmaya çalışmak bırakın bizi, burada cansiperane çalışan insanlara haksızlık olur. Biz işimize bakıyoruz. Birileri görsün diye bir derdimiz yok. Milletimize hizmet için burdayız. Allah bilsin yeter.

VATANDAŞIMIZA ULAŞMAK İÇİN KEPÇEYE DE BİNERİZ

-Bakanların iş makinasının kepçesine binmesi de çok konuşuldu. Sayısı az da olsa şov olarak yorumlayanlar oldu.

Ben saha mühendisliğinden geldim buraya. O kepçeleri çok bindik hatta kullandık. Sonuçta bir yere ulaşamıyorsan ulaşabileceğin en güvenli araç iş makinasının kepçesidir. Vatandaş sizden yardım bekliyor, onlara ulaşmanız, durumunu görmeniz, derdini dinlemeniz gerekiyor. Dereden geçemiyorsunuz, kepçeye çıkmaktan başka bir çareniz yok. Bu böyle abartılacak, planlanacak bir durum değil. O fotoğrafı bir vatandaş çekmiş ve sosyal medyadan paylaşmış. Bizim haberimiz bile yok.

İsa Dereli

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.